Psikolog
Ceyda Kosova
Psikolog Ceyda Kosova, Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden onur derecesiyle mezun olmuştur. Çalışmalarında yas ve travma, kaygı ve depresyon, kişilik yapılanmaları ve yakın ilişkilerde tekrar eden örüntüler üzerine yoğunlaşmaktadır.
Psikanalitik ve psikodinamik yaklaşımı temel alan çalışmalarında, kişinin yalnızca yaşadığı güçlükleri değil; bu güçlüklerin ardındaki ruhsal süreçleri, geçmiş yaşantıların izlerini ve ilişki örüntülerini daha derinlikli biçimde anlamayı önemsemektedir.
Bireysel ve çift psikoterapisi alanındaki mesleki eğitimlerini, düzenli süpervizyon ve kişisel analiz süreciyle birlikte sürdürmektedir.
Çalışma Alanları
Yetişkin Bireysel Terapi
Kendinizi anlama, içsel çatışmaları çözümleme ve duygusal dayanıklılık kazanma yolculuğunuzda rehberlik.
Çift Terapisi
İlişkinizdeki güveni yeniden inşa etmek, iletişimi güçlendirmek ve derin bağlar kurmak için ortak bir alan.
Online Psikoterapi
Zaman ve mekan sınırlaması olmaksızın, kendinizi en güvende ve konforlu hissettiğiniz ortamdan profesyonel terapi süreçlerine katılım imkanı.
Terapiyi etkili kılan, kullanılan teknikler kadar terapist ile danışanın kurduğu güven temelli ilişkidir.
Psikodinamik Yaklaşım Nedir?
Psikodinamik yaklaşım, bireyin iç dünyasındaki derin dinamikleri, farkında olunmayan çatışmaları ve geçmiş yaşantıların bugünkü davranışlar üzerindeki izlerini araştıran köklü bir terapi ekolüdür. Bu yöntem, sadece semptomları ortadan kaldırmayı değil; sorunların temelindeki kök nedenleri anlamayı hedefler.
Terapist ve danışan arasındaki güvenli bağ sayesinde, bastırılmış duygular ve tekrarlayan döngüler gün yüzüne çıkarılır. Kişinin kendi içsel süreçleriyle kurduğu bu samimi temas, kalıcı bir iyileşmenin, özgürleşmenin ve daha otantik bir benlik inşasının en güçlü anahtarıdır.
Psikodinamik Yaklaşım Nasıl Çalışır?
Bazı terapi ekolleri, hedefini semptomu ortadan kaldırmak üzerine kurgular. Oysa psikodinamik yaklaşım, semptomun ardındaki görünmez dinamikleri anlamayı amaçlar. Danışanın geçmiş yaşantıları, erken dönem ilişkileri ve bilinçdışı süreçleri bugünkü davranış kalıplarını ve tıkanıklıkları şekillendirir.
Yüzeyde görünen semptom önemli bir ipucudur; ancak asıl iyileşme, bu ipucunu takip ederek köklere inildiğinde başlar. Terapi sürecinde, kendinize dair fark etmediğiniz tekrarları keşfeder ve içsel dünyanızla daha şefkatli bir bağ kurarsınız.
Sık Sorulan Sorular
Kesin sonuç ne zaman alınır?
Psikodinamik terapide amaç kesin sonuç vermek değil; kişiye özgü süreçleri anlamak, duygusal ve davranışsal örüntüleri fark ettirmek ve kişinin kendi içsel kaynaklarını fark ederek değişimi başlatmasına yardımcı olmaktır. Sonuç herkes için aynı olmaz; terapi kişinin kendi temposu, geçmişi, bilinçdışı süreçleri ve motivasyonuyla şekillenir. Değişim genellikle kademeli ve katmanlıdır. Birden iyileşme değil, yapısal dönüşüm hedeflenir.
Terapi, mutlu eder mi?
Terapi sürecinin mutluluğu hedeflediği yanılgısı yaygındır ancak bu düşünce, terapinin içeriğini anlamaktan uzak kalır. Psikodinamik terapide her seansın sonunda kişinin daha iyi hissetmesi hedeflenmez. Süreç bütünüyle değerlendirildiğinde bir ‘iyileşme hali’ olması beklenir ve ruhsal yapının temelini oluşturan konular sıklıkla ele alınır. Bu süreçte zaman zaman zorlayıcı duygularla temas edilmesi doğaldır ve beklenendir. Ancak terapi hedefinin bu duyguları doğrudan rahatlatmak olmayışı; kişinin zor duygularıyla yalnız bırakıldığı anlamına gelmez. Terapist, bu duyguları birlikte anlamlandırmaya teşvik eder. Danışanın bu duygulara tahammül etmesi, bu duygularla kalmakta zorlanması ve zaman zaman kötü hissetmesi sürecin parçasıdır.
Terapi mutlu etmiyorsa, ne yapar?
Terapi süreci mutlu etmek veya semptomu ortadan kaldırmak amacında değildir ancak semptomun kökenine inildikçe semptomlarda doğal bir azalma ve kaybolma gözlemlenir. Bu terapinin hedefi değil ancak ‘doğal sonucudur’. Basitçe söylemek gerekirse, amaç sadece ‘daha az kaygılı olmak’ değil; kaygının kaynağını, tekrarlayan ilişki ve davranış kalıplarını anlamak, bunları dönüştürmektir. Seansların sonunda kişinin kendini anlama kapasitesinin artırılması, duygularını düzenleyebilme becerisinin gelişmesi, daha sağlıklı ilişkiler kurabilmesi ve içsel esneklik sağlanması beklenendir.
Psikodinamik terapide ne çalışılır?
Terapide kişinin geçmiş yaşantıları, içsel çatışmaları, kullandığı savunma mekanizmaları ve terapötik ilişkideki aktarım – karşıt aktarım durumları çalışılır.
Terapide neden tavsiye verilmez?
Psikodinamik terapi, danışanın terapiden beklentilerinin yanında, onun bağımsızlığını ve bireyselleşmesini de terapi hedefi olarak görür. Bunun en önemli parçası olarak kişinin terapiye de bağımlı olmasının önüne geçebilmek amacıyla terapi içerisinde tavsiyede bulunulmaz ve taraf tutulmaz. Kişinin yaşadığı içsel çatışma daha anlaşılır hale getirilerek kişinin ‘kendi gücüyle’ çıkabilmesi için alan açılır. Bu durumda terapist her zaman kişinin arada kaldığı durumlara yargısız yaklaşır; amacı anlamaktır, çatışmaya sebep olan ruhsal süreçleri geçmişe de vurgu yaparak gösterir. Kişiye tavsiyelerde bulunan ya da çatışmaları arasındaki karar verme sorumluluğuna dahil olan bir terapistin kişiyi terapiye bağımlı kılacağı ve bireyleşme sürecine ket vuracağı bilinir. Bu da terapinin ana hedeflerinden birini tehlikeye atar. Terapistin, danışanın hayatına doğrudan müdahale ettiği durumlar ancak intihar riski veya kendine/başkasına zarar verme riski olduğunda mümkündür.
Ne kadar sürer?
Psikodinamik terapi, nispeten uzun vadeli bir terapi türü olup en az 2-3 sene süren bir terapi süreci gerektirir. Bazı bireylerde daha uzun zaman gerekebilir. Her hafta devam eden, düzenli seanslarla sürdürülür. Seanslar 50 dakika sürer. Genelde haftada 1 veya 2 seans sıklığı kullanılır. Haftalık seans sayısının belirlenmesinde kişinin ruhsal dinamikleri esas alınır ancak bu durum kişinin ruhsal olarak daha çok ya da az sorunu olduğunu göstermez.
Diğer terapilerden farkı nedir?
Psikodinamik terapi, “şu an ne yapalım?” sorusundan çok “bu neden böyle?” sorusuyla ilgilenir. Yüzeyde görünenin ötesine geçerek kök nedenleri anlamaya çalışır. Bu nedenle daha keşif odaklı ve derinlemesine ilerler.
Psikodinamik Terapi Neden Diğer Terapilere Nazaran Daha Uzun Sürer?
Bu yaklaşımda değişim, farkındalık geliştikçe ve içsel örüntüler yavaş yavaş çözüldükçe gerçekleşir. Yani hızlı bir teknik uygulamadan ziyade, zaman içinde oluşan bir içgörü süreci vardır. Kişilerin terapiye geliş şikayetleri terapi sürecinin başlamasıyla birlikte genellikle hızlı bir şekilde azalır. Ancak bu şikayetlere sebep olan durumların aydınlatılması ve tekrarlamaması için derinlikli bir çalışmaya ihtiyaç vardır. “Derin çalışma”, kişinin sadece olayları değil; bu olaylara verdiği duygusal tepkilerin, geçmiş bağlantılarının ve bilinçdışı anlamlarının birlikte ele alınmasıdır.
Yöntemi nasıldır?
Seanslar konuşma temellidir. Danışanın aklına gelenleri mümkün olduğunca sansürlemeden ifade etmesi teşvik edilir. Terapist; tekrar eden temalara, duygulara ve ilişki biçimlerine dikkat çeker. Terapötik ilişki de bu sürecin önemli bir parçasıdır; danışanın terapistle kurduğu ilişki, dış dünyadaki ilişki örüntülerine dair ipuçları taşır. Buna nesne ilişkileri denmektedir. Psikodinamik yaklaşım içinde önemli bir yer tutan nesne ilişkileri, kişinin erken dönem bakım verenleriyle kurduğu ilişkilerin içselleştirilmiş temsillerine odaklanır. Bu içsel ilişki şemaları, kişinin bugün kendisiyle ve başkalarıyla nasıl ilişki kurduğunu etkiler. Terapide bu örüntüler fark edilir ve yeniden anlamlandırılır.
Kimler için uygundur?
Kendini derinlemesine anlamak ve yaşadıklarını anlamlandırmak isteyen, tekrarlayan ilişki sorunları yaşayan, duygularını anlamakta güçlük çeken veya yoğun yaşayan, yüzeysel çözümlerden ziyade kalıcı değişim beklentisi içinde olan kişiler için uygundur. Psikodinamik yaklaşım; hızlı, kısa vadeli ve doğrudan çözüm vaatlerinde bulunmaz. Eğer kişi yaşamında sıklıkla olumsuz duygularla mücadele ediyor, devam eden ilişki problemleri yaşıyor; kaygı bozuklukları, depresif duygudurum veya travmaların etkileriyle psikiyatrik belirtiler deneyimliyorsa psikodinamik terapiler bu iç çatışmaları çözümlemek için derin bir çalışma yapar. Bu iç çatışmalar çözümlenmediği takdirde tüm yaşam boyunca ciddi ve kronik ruhsal problemler oluşabilmektedir. Ancak içsel çatışmalarla ilgili derin bir çalışma yapılması ruhsal dinginliğin kalıcı olması, iç çatışmanın başka bir semptom olarak ortaya çıkmaması ve beraberinde getirdiği diğer çatışmaları anlamak için gereklidir.
Randevunuzu Planlayın
Size en uygun günü ve saati seçerek online veya yüz yüze seansınızı pratik bir şekilde planlayabilirsiniz.